Alçak tavanlı yatak odasında korkarak yerinden fırladığında gece yarısıydı. Kabus gördüğü geceleri saymayı uzun süre önce bırakmıştı. Ne kadar sürdüğünü bilmiyordu ama ne zaman başladığı daha dün gibi aklındaydı. 23 yaşında olsa da, 10 yaşındayken yaşadığı kabusu hala unutamamıştı. O gün uyumadan kabus görmüştü, şimdiyse kabus onu uyuduğunda da yalnız bırakmıyordu. Her zamanki gibi yine düşüncelerinden kurtulmak için sağ tarafında mışıl-mışıl uyuyan küçük kıza baktı. Lina 14 yaşındaydı, esmer teni ve uzun kirpikleri aynı Elis’e çekmişti. Küçük burnu ona hep annesini hatırlatıyordu, gülünce kısılan gözleriyse babasını gözünde canlandırırdı. Bu gece normalden daha çok uyanmıştı, hemen uyursa, tekrar kabus görmekten korktu. Aşağıya inip mutfağa giderken Lina’yı uyandırmamak için parmak ucunda geziyordu. Köydeki çoğu evden farklı olarak, onların evi iyi durumdaydı. En son 15 yıl önce tadilat yapılsa da, ev yeni gibi duruyordu. Yiyecek aramaya çıktığı zamanlarda bütün evleri gezmişt...